Diz Ağrısı için Bitkisel Tedavi

Algıda seçicilik diye bir şey vardır. İnsanların ilgilendikleri, aradıkları şeyler daha çabuk dikkatlerini çeker. Benim de son zamanlarda dizimdeki ağrıdan dolayı geçenlerde okuduğum bir yazı dikkatimi çekti. Spor yaparken dizimi incittim ve bir süredir bu durumun sıkıntısını çekiyorum. Bu durumda olanların öncelikle bir doktora gidip göstermelerini tavsiye ediyorum. Ama bulduğum yazıyı da sizlerle paylaşmadan edemedim.

Son zamanların popüler tedavi yöntemlerinden biri olarak kullanılan bitkisel yağlara ne kadar ilgi olduğunu herkes biliyordur. Okuduğum yazı da bitkisel yağlardan yapılan karışımlardan bahsediyor. Dr. Feridun Kunak’ın diz ağrıları için tarifleri verilmiş. Ben de belki ağrılarınızı hafifletir diye bulduğum bu tarifleri vermek istedim.

Diz Ağrısı için Bitkisel Yağ Tedavisi – 1

Malzemeler
– Susam yağı
– Peleseng yağı
– Biberiye yağı
– Çörek otu yağı
– Papatya yağı
– Limon yağı

Hazırlanışı ve Uygulanması
Yağların hepsinden eşit ölçülerde birer ölçü karıştırın. Daha sonra karışımı dizinize sürerek yavaşça biraz masaj yapın. Daha sonra kan dolaşımını hızlandırmak, diz kemiklerinizi rahatlatmak ve dizinizi ısıtmak için biraz hareket yapın. Mesela sırtüstü uzanın ve bacağınızı kırarak dizinizi karnınıza çekin ve tekrar uzatın. Bu hareketi 5 kez tekrarlayın.

Hazırlayabileceğiniz bir diğer kür de şöyle:

Diz Ağrısı için Bitkisel Yağ Tedavisi – 2

Malzemeler
1 fincan buğday kepeği
1 fincan zeytin yağı
1 orta boy siyah turp
1 çorba kaşığı kekik
1 çorba kaşığı dereotu
2-3 yaprak lahana ve az miktarda su

Hazırlanışı ve Uygulanması
İlk olarak turpu rendeleyin ve dereotunu ince ince kıyın. Lahanayı koymadan diğer malzemeleri karıştırıp az miktarda suyla haşlayın. Kıvamı lapa haline gelsin. Başka bir kabın içinde de lahanayı haşlayın. Lapa halindeki karışımı dizinizin ağrıyan yerine sürün. Biraz sıcak olmasına özen gösterin. Üstüne yine sıcak halde olan haşlanmış lahanayla kapatın. Üzerini streç filmle kapatın. Bir süre bekletin. Haftada 2 ya da 3 kere uygulayabilirsiniz.

Bu karışımların diz ağrılarınızı azaltacağı yazıyor. Bunları denemeden önce ilk olarak uzman bir doktora gidip göstermenizi tavsiye ederim.

5 Yorum

  1. Ahmet Toptaş

    BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ
    HALKIMIZDAN 30 YIL NASIL GİZLENDİ

    Almanya’da 1976 yılında 2. ilaç kanunu (2. AMG) çerçevesinde BİTKİSEL İLAÇ KANUNU yer almıştır.
    Bu kanuna göre bitkisel ilaçlar da diğer modern ilaçların tabii olduğu kurallara göre üretilecektir. Bu genel kurallar şunlardır:
    – Tedavide etkisi bilimsel olarak ispatlanmış olmalıdır,
    – İlaç kalitesinde olmalıdır,
    – Bileşiminde bulunan maddeler belirlenmelidir,
    – İlacın kullanımında her hangi bir tereddüde ve şüpheye yer kalmayacak şekilde bilimsel çalışmaları ve klinik uygulamaları yapılmış ve istenmeyen(yan) etkileri belirlenmiş olmalıdır,
    – Bitkisel ilacı üretecek olan firmalar gerekli yeterliliğe sahip olmalıdır.
    Bitkisel ilaç kanunu için bilimsel çalışmaları yapan bilim heyeti (Kommission E) 378 bitkiyi inceleyerek etkisiz ve zararlı olanları belirlemiş, faydalı olanlar kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir. 169 tıbbi bitki, 13 bitki esansı(Eterik yağ) ve 49 karışım halinde kullanılan bitkiler günümüze kadar modern tıbbi tedavinin vazgeçilemez bir parçası olarak kullanıla gelmiştir.
    Avrupa Birliği Parlamentosu 1987 yılında modern bitkisel ilaçlar konusunda: “Çok sayıda şifalı bitkinin halk tarafından geleneksel olarak tedavi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Bu bitkilerden bir kısmının şifa etkisi azdır, tedavide kullanılabilecek bitkilerin tip, cins ve muhafaza koşullarını ve doğru kullanım şekli ve miktarını belirleyecek bir çalışma yapılması gerekli görülmüştür.” Kararını almıştır.
    1989 yılında Avrupa Birliğine üye ülkelerin bilim kuruluşları tarafından bitkisel ilaçlarla tedavi konusunda görev yapan ESCOP (European Sicientific Cooperative on Phytoterapy) kurulmuştur. ESCOP bu güne kadar 50 monografi (Bitkinin bütün bilimsel çalışmalarının yer aldığı yayın) yayınlamıştır.
    Avrupa Birliği İlaç Rehberinde bu güne kadar 83 monografi yayınlanmıştır, 82 monografi üzerindeki çalışmalar sürmektedir, 56 yeni monografi üzerinde çalışılmasına karar verilmiştir.
    Bitkilerle modern tedavide bitki bünyesinde bulunan maddeler olduğu gibi kullanılmaktadır, ilave yapılması veya bazı maddelerin çıkarılması söz konusu değildir.
    İnsanlık tarihi boyunca şifalı bitkiler ilaç olarak kullanılmıştır ve bu güne kadar gen bozulması gibi kalıcı bir zarar görülmemiştir. Bu özellik bitkisel ilaçların güvenli olduğunun kanıtıdır ve gelecek nesillerin sağlığının emniyete alınması açısından son derece önemlidir.
    Kimyasal-sentetik ilaçların tarihi geçmişi yenidir ve süre içinde yüzlerce ilacın zararlı olduğu gerekçesiyle toplatıldığı bilinmektedir. Kimyasal-sentetik ilaçların yan (zararlı) etkileri sayılamayacak kadar çoktur. Aspirinin mide-barsak yolunda kanama yaptığı, hamileliğin ilk 3 ayında kullanımının çocukta kalıcı hasar meydana getirdiği, antibiyotiklerin sindirim sistemi dengelerini bozduğu örnek olarak verilebilir.
    Bitkilere tahammül kolaydır, uzun süreli kullanıma uygundur, çok geniş bir alanda başarıyla kullanılmaktadır, yan etkileri yok denebilecek kadar azdır.
    2002 yılı verilerine göre Almanya’da bitkisel ilaç kullananların oranı %73 dür (BfArM). 2005 yılına kadar Almanya’da 6700 bitkisel ilaca ruhsat verilmiştir, Avrupa Birliği genelinde bu sayı 11000 den fazladır.
    Yukarıdaki bilgilere bakarak; görevi halkımızın sağlığını korumak ve kollamak olan kişilerin 30 yıl uyudukları, halkımızı da uyuttukları üzüntüyle gözlenmektedir.
    Hiç vakit kaybetmeden en az Almanya düzeyinde BİTKİSEL İLAÇ KANUNU’NUN çıkarılması zorunlu görülmektedir.

    Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman Kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, 2009, ISBN:978-9944-790-31-4, 0212 5285076.

  2. Ahmet Toptaş

    BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

    ALIÇ YAPRAĞI VE ÇİÇEĞİ
    (Crataegi folium cum flore)

    Alıç yaprağı ve çiçeği Alman resmi gazetesinde 19.07.1994 tarihinde (Heftnummer:133, ATC-code:c01EF) yayınlanarak modern bitkisel ilaç olarak kabul edilmiştir. Günümüzde modern tıbbi tedavinin vazgeçilemez bir parçası olarak kullanılmaya devam edilmektedir, Avrupa’da hazır ilaç olarak da ( Craegium, Crataegutt, Crataegysat, Faros, Orthangin) bulunmaktadır. Alıç yaprağı ve çiçeği ESCOP ve WHO monografilerinde de yer almaktadır.

    Diğer isimleri: Beyazdiken, Ekşi Muşmula, Edran, Geviş, Yemişen,
    Geyikdikeni, Kuşyemişi.
    Bitki: Anadolu ve Avrupa’da yaygın bir ağaççıktır. Türlerine göre boyu 3-10
    metre arasındadır. Meyveleri 1-2 cm çapında, türüne göre portakal,
    kırmızı, kırmızı-siyah veya koyu kırmızı renklerdedir. Meyvelerinde 1-5
    adet çekirdek bulunur. Çiçekleri beyaz veya pembe renklidir.
    İlaç etkili(Ecza, drog) kısmı: Alıç ağacının (Crataegus laevigata DC, C.
    Monogyna JE, C. Oxyacantha ve ilaç rehberinde yer alan diğer türler)
    çiçeklenme dönemi başlangıcında 7 cm.ye kadar dal uçları yaprak ve
    çiçekleriyle birlikte toplanıp gölgede kurutularak kullanılır (Tek başına
    çiçeği veya yaprağı etkisizdir, yaprağı ve çiçeği birlikte kullanılırsa
    etkilidir.).
    Bileşiminde: Flavanoid (Flavonlar ve flavanoller) grubundan hyperosid,
    vitexinrhamnosid, rutin, vitexin ile procyanid oligomerleri(n=z, n=8
    kateşin ve epikateşin birimleri) bulunur.
    Etkisi: Kalp ve damar sistemini koruyucu ve destekleyicidir. Kalbin daha iyi
    beslenmesini sağlayarak kalp kaslarını güçlendirir. Kanın damarlarda daha
    kolay akmasını sağlar. (Positiv inotrop, positiv dromotrop, negativ
    bathmotrop etki gösterir.)
    Kullanıldığı yerler: Ağır bedensel kalp yetmezliği (NYHA II. Devre), yaşlılık,
    kalp zayıflığı ( Daralma-sıkışma hissi ve sıcak yaz aylarında sıkıntı vb.).
    Kullanılmaması gereken haller: Yok.
    İstenmeyen (Yan, zararlı) etkileri: Yok.
    İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.
    Kullanım miktarı: Destek ve koruyucu olarak öğütülmüş yaprak ve çiçek
    karışımı günlük kullanım miktarı 2-5 gr. Hazır ilaç hekim kontrolünde
    kullanılır.
    Kullanım şekli: Çayı şöyle hazırlanır: 1 çay kaşığı öğütülmüş yaprak ve çiçek
    karışımı 1 fincan (150 ml) kaynar suya konur, fincanın ağzı kapatılır,
    arada bir karıştırılarak 20 dakika demlenir, süzülür ve içilir. Günde 3-5
    defa 1’er fincan çayı taze hazırlanarak içilir.
    Kullanım süresi: En az 6 hafta süreyle kullanılır, uzun süre kullanılmasında
    sakınca yoktur.
    Uyarı: 6 haftadan uzun süre kullanıldığı halde kalple ilgili şikayetler devam
    ediyorsa veya bacaklarda su toplanmasıyla şişme oluyorsa hekime
    başvurulmalıdır. Kalp civarından kollara, karnın üst kısmına ve boyuna
    yayılan ağrı varsa veya nefes yetmezliği ve solunum zorluğunda hekim
    tarafından nedeni acilen belirlenmelidir.

    Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen
    BİTKİLERLE MODER TEDAVİ, İstanbul 2009, ISBN: 978-9944-790-
    31-4, Gonca Yayınevi (0212)5285076

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

css.php